Günümüz Piyasasında Rekabet Koşulları

Geçmişte ve günümüzde ülkeler, işletmeler, aileler ve bireyler her zaman yarış ve rekabet halinde olmuşlardır. Bu yarışın ana nedeni her zaman sahip olma, hükmetme, kontrol etme ve denetleme duygu ve düşüncesi yatmaktadır. Bu nedenle de rekabet her zaman vardır ve olmaya devam edecektir. Neden rekabet diye bir soru ile analize başlayacak olursak, dünyadaki toplumların demografik yapısındaki hızlı değişimi ve gelişimin olduğunu görürüz. Her üretilen yeni değer insanın refah ve mutluluğunu, rahatını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle toplumda bireylerin bilinçlenmesini sağlamıştır. Bununla birlikte kalite bilinci, ihtiyaç kavramı üretimde çeşitlilik, gelişen teknoloji ve özellikle iletişim, işletmeleri ve ülkeleri sıcak savaşın yerine ekonomik olarak daha sıcak bir savaşın yaşanmasına neden olmuş ve akabinde rekabet terimi kendisini güçlü bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Günümüz şartlarında işletmeler yerel ya da bölgesel tüketiciler için üretmekten ziyade, global ekonomi içerisinde tüm dünya insanı için üretmeye başlamıştır. Bu nedenle işletmeler her zaman bir arayış içerisinde olma ihtiyacı duymuştur. Sistem içerisinde büyümenin gelişmenin yolu iyi bir organizasyon sisteminden geçmektedir. İyi bir organizasyon ise iyi bir plânlamayı gerektirir. Neyin plânı yapılmalıdır? Üretimin plânı, İnsan kaynaklarının plânı, Finansmanın plânı, Pazar ve piyasa plânı yapılabilir. Yukarıda saydığımız plânlamanın yanında her safhada yapılacak kontrol ve denetim mekanizmalarıyla işletmeler sağlam zeminde faaliyetini gerçekleştirecektir. Piyasada işletmelerin varlıklarını sürdürebilmesi ürettiği ürünle doğrudan ilgilidir. İşletmeler ürettikleri ürünle ilgili gerçekçi maliyet hesabını yapmalı, bu maliyet hesabını yaparsa gerekli zamanlarda üretim elemanlarına müdahale etme şansına sahip olur. Bu hammaddede olabilir, fiyatta olabilir, fiyat belirlemede olabilir, işçilik giderinde olabilir, Pazar araştırması olabilir ya da finansman sağlama şekliyle ilgili olabilir. Bu konuda bir diğer husus ürünle ilgili olabilecek inovasyon çalışmalarının boyutunu araştırmalı yapılabilecek yeniliklerin maliyetini ve pazara sunuş şeklini değerlendirebilmelidir. Bunun içinde düzenli çalışan bir ar- ge birimine sahip olmalıdır. Tüm bu çalışmalar yapılırken odaklanacak konular ve ürün çeşidi ile ilgili rakipleri ve piyasayı yakından ve gerçekçi olarak takip etmelidir.

Örneğin; sektörel bazda bazı rakip işletmeler ve ürünlerini dikkate aldığımızda Cocala - Pepsi cola,

Kodak film - Fuji film,

Nike -Adidas,

Ülker - Eti, Pınar süt - Mis süt gibi bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür.

Bu işletmelerin ürünleri sürekli bir rekabet ve yarış halindedir. İşletmenizin rekabet gücünü görmenin yolu işletmenin iç müşterisini

tanımayla başlar. Bu nedenle kaç kişi ile üretim yapıyorsunuz, çalışanların organizasyonu yapıldımı ya da bunları nasıl organize ettiniz? Bununla ilgili bilgi birikimi ya da bir plânınız varmıdır? İşletmenizin en güçlü yanı nedir? Finansman gücü, üretim gücü, Pazar payı, markası vb. olabilir. Ürettiğiniz ürünle ilgili Pazar fırsatlarının neler olduğunu, hangi kesime hitap ediyorsunuz, bunların dışında kalanların karakteristik özellikleri nelerdir? Bunları da tartışıp değerlendirmek gerekmektedir. Bu arada piyasadaki tehditleri ve fırsatları iyi algılamanız gerekmektedir. Yukarıda değinilen konular ışığında bir genelleme yapacak olursak, işletmelerin rekabet gücünü en fazla etkileyen faktörlerin başında üretim maliyeti geldiği görülmektedir. Çünkü, azalan maliyetler işletmeleri fiyat avantajı ile pazarda konumlarını güçlü kılmaktadır.

Bir diğer önemli faktör kalite ve standartlara uygunluktur. Tüketici guruplarının özellikleri değişken ve çok çeşitli olması üretici guruplarında çok çeşitli ve sayılarının fazla olması işletmenizi yeni arayışlara itecektir. Bu memnuniyeti, satış fiyatı, zamanlılık, ihtiyacı karşılama, satış sonrası verilen hizmetler ön plâna çıkıyor. İşletmelerin rekabet edebilmesi için nitelikli iş gücü ve üretimde kullandığı teknoloji de etkendir. Günümüzde işletmelerin en fazla ihtiyaç duyduğu ve üretimde en önemli faktörlerden birisi olan nitelikli işgücü yani vasıflı eleman sıkıntısıdır. Bununla ilgili olarak değişik plânlarınız olmalıdır. Ayrıca teknolojik gelişmeler de yakından takip edilmelidir. Kendinize sürekli şu soruyu sormalısınız. Bizim işletmemizde üretimin gerçekleşmesinde teknoloji ön plâna çıkarak yani teknoloji ağırlıklı bir üretim mi yapmak istiyoruz ya da emek yoğun bir üretim yapmayı mı düşünüyoruz.

Rekabetin özünde kazanma ve büyüme duygusu olduğuna göre kazanmanın yolu rakipleri, piyasayı ve kendinizi iyi tanıyıp değerlendirmelisiniz.

Rekabete dayalı olan bu piyasada var olan rakiplerinizi tanıyıp kendinizi tanıyamazsanız bazen kazanır bazen kaybedersiniz.

Ne kendinizi ne de rakipleri tanımazsanız sürekli kaybeder küçülür bir süre sonra yok olursunuz.

Piyasada hem kendinizi hem de rakiplerinizi tanırsanız sürekli kazanırsınız.

Rekabet dediğimiz piyasadaki bu yarışta başarılı olmanın bir başka irdelenecek kısmı ise işletmenin üretim konusu olan mal ya da hizmetle ilgili olarak 5 N -1 K kuralı dediğimiz değerlerini iyi algılaması işletmeye olumlu olarak yansıması sağlanmalıdır. Bunlardan ilk sorulacak soru ne üretiyoruz sorusudur. Ne ürettiğinizi bilirseniz bunun için gerekli olan girdilerin neler olması sorusunun cevabını en uygun şekilde vermiş olursunuz. İkinci olarak bir diğer soru nasıl üretiyorsunuz sorusudur. Burada rakiplerin aynı ürünü nasıl üretiyorlar, siz nasıl üretiyorsunuz? Benzerlik ve

farklılıkları gözlemlemeniz gerekmektedir. Üçüncü bir soru ne kadar üretiyorsunuz sorusudur. Gerçekten burada vereceğiniz cevap çok önemlidir. Kaç kişi ile hangi tür hammadde ile süre bazında ne kadar üretiyorsunuz, rakipleriniz ne kadar üretiyor? İşletmenizin bu konudaki avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirmelisiniz. Gördüğünüz eksiklikleri nasıl gidereceğinize dair çözümler üretmelisiniz. Çünkü rekabet piyasası hata kabul etmeyen bir piyasadır. Bir diğer dördüncü özellik ise nerede üretiyorsunuz sorusudur. Burada üretim yerinizin pazara olan uzaklığı, hammaddeye olan uzaklığı ya da istenilen kalitede ve özellikteki iş gücüne olan ihtiyaç ve bunlarla ilgili oluşacak sorunlar göz önüne alınmalıdır. Bu saydığımız girdiler üretimin özünü ve doğrudan maliyeti etkiler. Üretimin 5. N si ise bu ürünü niçin üretiyorsunuz sorusudur. Burada arz talep dengesini yani üretimle ihtiyacı karşılaştırmak, rakipleri analiz etmek gerekmektedir. Şunu asla unutmayınız. Piyasaya sürülen yeni ürünün talebi arttıkça o ürünün üretimi artar. Çünkü birçok yeni rakip üreticiler doğar. Hiç kimse bu pastayı size tek başınıza yemenize müsaade etmezler. 5 N nin 1 K sı ise kimin için üretiyor olmanızdır. Belli bir bölge mi, belli bir ülkemi ya da beli bir cinsiyet içinmi? Bunları değerlendirmek gerek. Sonuç olarak üretim yarışında başarılı ve kazançlı çıkmanın yolu işin başında sorumluluk duygusu olan yöneticilerin olması, müşteri odaklı bir üretim, motive olmuş bir üretim ekibi ile mümkün görülmektedir.

 

Harun GÖK

İşletme, Üretim ve Pazarlama Satış Uzmanı