Bizim Toplumumuzda Lider Yöneticilik

Her işletmede, lider yöneticiye ihtiyaç vardır. Savaşların galibi, ailelerin gücü ve mutluluğu, işletmelerin kazancı, takımların başarısı hep lider yöneticiler sayesinde olmuştur.
Ticari piyasaya yada sosyal yaşantıya baktığımız zaman şu gerçeği görürüz. Birinci sınıf insanlar birinci sınıf insanlarla yol arkadaşlığı, kader birliği yaparken; ikinci sınıf insanlar yol arkadaşı olarak üçüncü sınıf insanları seçerler. Bu nedenle lider yöneticilerin yol arkadaşı da birinci sınıf olur. Bunun nedeni, beynin büyük zihniyetin büyük olmasından kaynaklanır.
Ancak piyasaya baktığınız zaman çok fazla yönetici olduğu ancak lider ya da lider yönetici bulmakta zorlanırsınız. Aynı piyasaya alıcı gözüyle baktığınız zaman sanayicinin ve tüccar özelliği taşıyan ticaret erbabı sayısının çok olduğunu görürsünüz. Bunun yanında tüccar sanayici bulmanız çok zordur. Liderlik konusunda kendisini lider yönetici olarak değerlendirenler, kendisini o kategoride değerlendirenler yok değildir.
Herkes için geçerli olan bir özellik kişinin ben liderim demesiyle lider olunmadığını bilmesi gerekmektedir. İnsanın lider yönetici olabilmesi için kendisinde bir takım liderlikle ilgili yeti ve yeteneklerin olması gerekmektedir.
Her toplumun kendisine has sosyal ve kültürel değerleri ve yaşantıları vardır. Bu yaşantılar da en belirgin etken, toplumun inancı ve ahlâki değerleri ile kültürleri, örf ve adetleri etkendir. Bu değerler toplumu sosyal yaşantısı doğrultusunda etkiler. Bu nedenle toplumun yada bireyin kişilik ve liderlik beklentisi de farklı özellikler ihtiva eder.
Ancak yeryüzünde genel kabul gören liderlik ve yöneticilik kıstasları olmasına rağmen bireyin içinde yaşadığı topluma has liderlik özelliklerini de görmemiz gerekmektedir. İnsanı yaratan yaratıcı insanları kavim kavim yaratmıştır. Her kavmin kendine has yaşantısının da olması gayet doğaldır.
Genel olarak lider yöneticiler yaşantısıyla, hareketleriyle örnek özelliklere sahip olan, ulaşmak istediği başarıları olan, analitik ve stratejik düşünceye sahip olan kişidir. Her liderin önce ahlâklı olması gerekmektedir.
Diğer bir husus ise öğrenmeye açık ve vizyon sahibi olması gerekmektedir.
İşletmelerde her kademede başarı için liderlik vasfı olan bireylerin istihdamı işletmelerin menfaatinedir. Çünkü işletmelerde bir çok departmanlara ihtiyaç olduğundan her departmanın, ünitenin başına liyakat sahibi gelecek vadeden kişilerin yerleştirilmesi işletmeyi başarıya götüren en önemli etken olur.
Bunların dışında bizim piyasamızda aranan lider yöneticilerde olması gereken bir takım özelliklerde vardır ki bu değerler kişiyi kişi yapan, değerini artırın, saygınlığını güçlendiren özelliklerdir. Kişilerin yeti ve yetenekleri arttığı oranda bireyin kadri kıymeti de artar. Her kes ona sahip olmak ister. Çünkü bu tür kişiler piyasada az bulunur. Piyasada kıt bulunan değerler ise çok kıymetli olur.
Bir kişide lider yöneticilik özelliği olabilmesi için öncelikle kişilik ve şahsiyet sahibi olması gerekmektedir. Şahsiyet ve kişilikleri gelişmemiş, sosyal ilişkilerde problem yaşayan kişide liderlik vasfı göremeyiz. Beşeri ilişkileri de başarılı olamaz, kendisiyle ve çevresiyle sorunludur.
Bir kişideki liderlik göstergelerinden en önemlisi beşeri ilişkidir. Bu özelliği en iyi şekilde kullanabilmesi için insan sarrafı olması gerekmektedir. Bir kurumda astlar- üstlerini severse işini de sever, kendisini de sever ve üretimde hizmet de kaliteli olur. İlişkilerin iyi olması bir takım yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırır. İyi ilişkilerle insanların bir birine olan saygısı kuvvetlenir. Aynı şekilde insanların sorumluluk almaları ve sorumluluk sahibi olmaları kişilikleriyle ilgili ister işyerinde, isterse sosyal yaşamda, hatta aile bireyleri arasındaki ilişkilerde de kişilik özellikleri geçerlidir.
Öyle ise ilişkilerde insanın karşı tarafı anlaması için önce kendisini tanıması, kendisini anlaması gerekmektedir. Aksi takdirde sadece sıradan bir yönetici olarak kalmaya devam ederler.
Her lider yöneticinin eğitime önem veren yani eğitimci özelliğinin olması gerekmektedir. Her sanatkârın mahareti ortaya koyduğu eserden anlaşılır. Eğitimcilik ise insan yetiştirme sanatıdır. Muhabbet iki kalp arasındaki bir nevi cereyan yani elektrik hattıdır. Bu hat ne kadar güçlü olursa karşılıklı iletişimde o oranda güçlü olur. Lider de psikoloji ile pedagoji ile her bakımdan insana hitap eden ruhunu tahlil eden her türlü ilime sahip olmalıdır. Uhdesindeki insanların sorunlarını çözebilmesi için her türlü bilgiye, donanıma sahip olması gereklidir.
Kişilik ve şahsiyet sahibi olan kişilerde en önemli vasıflardan bir tanesi seven ve sevgi özelliğinin ağır bastığı yapının ağır basması ön plândadır. Eğer liderde sevgi kelimesi kendisini gösteriyorsa sevilen bir lider olduğu sonucu ortaya çıkar.
Bütün işletmelerde üretimin kalitesi ve devamı için ilk koşul sevilen bir lider yönetici olmak gerekmektedir. Bu özelliğiniz varsa sevginin gücünü kullanma şansınız ortaya çıkar. Ham bir demiri işleyip çelik haline getirmek için onu ateşe koyup yumuşatırlar ve sonrada çekiçle döverler. İnsan ilişkileri de gönül bağı ile güçlenir, başarıya ulaşır. İçten. samimi duygularla ortaya çıkmayanlar gönüllerde bir etki yaratmaz, iz bırakmaz, kalıcı olmazlar.
Liderler, güler yüzüyle tatlı diliyle huzur tevzi etmelidir. Şu asla unutulmamalıdır ki her insan ihsana, mağluptur. Bu nedenle liderler merhamet sahibi olmalıdır. Çalışanlarıyla sağlam dostluklar kurabilmelidir.
Beşeri ilişkilerde en güçlü değer itaattir; sevilen uğrunda, fedakarlıktır. Seven ve sayan kişi gönlündeki güven ve muhabbet seviyesinde üstüne tabi olur. Sevilen liderler mütevazi olan kişilerdir. Bir ağacın meyveleri olgunlaştıkça dallarını yere eğmesi gibi olgun bir lider şahsiyetin gereği de mütevazi olmaktır. Sevilen liderler karşılaşacağı zorluklardan yılmamalı, şikayet etmemeli, suçlu aramamalı, her olumsuzluktan ders çıkartarak çalışmasında kuvvet, dirayet ve liyakatini ortaya koyarak çözüm odaklı olduğunu gösterebilmelidir.
Bir gün bir genç Mevlana nın kapısına gelerek, “beni müridliğe kabul buyurun”, diyerek niyazda bulunur. Mevlana gence bakar ve “Hiç aşık oldunmu evladım?” diye sual eyler. Genç şaşkın bir halde ne diyeceğini bilemez. Mevlana müridliğe kabul edilmesi için önce bir kulu sevmiş olmak gerektiğini söyler. Genci geri gönderir. Genç ne yapacağını bilemez, şaşkın bir halde ertesi gün yine tekkenin kapısını çalar ve isteğini yeniler. Ama Mevlana sualinde ısrarlıdır ve genci tekrar geri gönderir. Üçüncü gelişinde genç dayanamaz ve Mevlana'ya bu hikmetinin sualini sorar.
 

Mevlana mütebessim bir çehre ile gence döner. “Bir kulu dahi sevmekten aciz olan nasıl yüceler yücesi Allaha aşık olmaya yol bulur? Bir kulun ateşine yanmamış bir gönül, yüceler yücesini nasıl bilsinde yansın?” Sevde gel evladım, sevde gel…..der.
İşiniz ne olursa olsun, eğitiminiz ve yaşınız hiç önemli değildir. İnsanı başarıya götüren yollar sarp ve engebeli bir yol gibi meşeggatlidir. Başarısızlığa götüren yollar ise düz ve pürüzsüzdür. Bir düşünürün dediği gibi hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. Ormanlık alana gittiğinizde taşların arasından ya da taşın üstünden ağaç fidanı çıktığını görürsünüz. Liderlerde uhdesindekilere sevgi ile yaklaştıkları zaman, zorluklara ihlasla ve gayretle katlandığı takdirde en başarısız insanları dahi başarıya götürebilir. O insandan yararlanabilir. Her zaman dediğimiz gibi her insan ihsana, güzelliğe mağluptur; tatlı dile, güler yüze meftundur.
İnsanlar birbirlerine saygı duyarken bazen isteyerek, bazen de kerhen saygı duyarlar. Gerçekte olması gereken birincisidir. Liderler sevgi ve şefkati kullandıkları takdirde daha çabuk başarıya ulaşacakları aşikardır. Bunu düstur edindiğimiz zaman açamayacağımız kapı, girilmeyen kalp kalmaz.
Bizim kültürümüzde lider yöneticiler şefkat ve merhametli olmalı ve yaratandan ötürü uhdesindeki çalışanlara ya da astlarına karşı daima şefkat ve merhametini göstermeli ve her zaman bu zihniyete sahip olmalıdır. Çalıştırdığı bireyle ilgili her türlü bilgiye sahip olarak onları anlamaya çalışarak affedici olmalı, ilişkilerde ikaz ve uyarılarında uygun zamanı seçmeli, kararlarında vicdan terazisini en iyi şekilde kullanarak empati yapabilmelidir.
Lider yöneticilerin çalışanlarıyla kuracağı iyi ilişkiler ortamı cennete dönüşmesine vesile olacaktır. Öyle ise çalışanlarla olan ilişkilerde karşınızdakinin beşer olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle hatalarda yapılan yanlışlıklarda affedici olmak gerekmektedir. Çünkü affetmek liderin büyüklük göstergesidir.
Liderlik, herhangi bir olumsuzluk karşısında ceza vermek yerine doğrusunu öğretmek, bunun için şans vermeyi gerektirir. Hatalara karşı ceza olmalı ancak en son başvurulacak hareket olmalıdır. Bu nedenle lider yöneticiler bir yanlışla karşılaştıkları zaman hemen azarlama hakaret etme yollarına asla başvurmamalıdırlar. Asıl yapmaları gereken ise hata ve yanlışa düşmeden gerekli tedbirini almasıdır. Özellikle toplum içerisinde, arkadaş gurubunda kişiyi utandırmak gururunu rencide etmek hiçte yakışık almayan bir harekettir.
Lider yöneticiler ilişkilerde samimi ve ciddi olurken, içten kurgulu olmaz. İki yüzlü, riyakar, birinin arkasından atma yada kötüleme, dedikodu yapma gibi bir zihniyete sahip olmazlar. Dinimizce de, Allah indinde kulların en eftali " insanlar hakkında hüküm verirken, kendisi hakkında hüküm verir gibi davranan kimsedir". demektedir.
Lider yöneticiler olaylar karşısında itidalli davranmasını bilir. Samimiyette sınırlara riayet edilmediği zaman akabinde laubalilik ortaya çıkar. Liderler bu iki durumu birbirinden ayırmasını bilir. Samimi olacağız, dost olacağız ama herkes yerini yurdunu sorumluluklarını bilmeli, aynı zamanda tevazu ile zillet mefhumlarını da bir birine karıştırmamak gerekmektedir. Lider, mütevazıde olmalı ancak asla zillete düşmemelidir. Liderlik, tevazu sahibi olmayı da gerektirir. Bu nedenle kendisini olduğundan daha büyük göstermez. Bilakis bir ağacın meyveleri olgunlaştıkça dallarını yere eğmesi gibi olgun bir şahsiyetin gereği de mütevazı olmaktır.
Lider, zorluklara göğüs germesini bilen kişidir. Görev ve sorumluluklarının bilincinde olan kişidir. Bu itibarla lider, karşılaştığı her türlü zorluğa hazırlıklı olmalıdır. Asla zorluklardan yılmamalı ve şikâyet etmemelidir. Bilakis karşılaştığı her türlü zorluğu, hizmetindeki kuvvet, dirayet ve liyakatini kullanarak çözebilmelidir. Liderlerin bahaneleri olamaz Bu nedenle bahanelerin arkasına sığınma gibi bir lükleri yoktur. Liderlerin boşa geçen zamanları, tatilleri ve izinleri olamaz. Bu nedenle mesai saatleri sınırsızdır. Tatilleri yoktur. İletişim kanalları her saat açıktır. Ulaşılamama gibi bir bahaneleri olamaz.
Hizmette, çalışmada yorulmak, bezginlik, zorluklardan yılmak, liderin zaafıdır. Bu konuda "bir kavmin efendisi, onlara hizmet edendir". şeklindeki hadiste bahsolunduğu gibi liderler hizmet için vardır. Lider her türlü olumsuzlukları fırsata dönüştüren asla bahanelerin arkasına sığınmayan, hazırladığı programlar doğrultusunda plânını uygulamaya koyan kişidir.
Toplumlar daima muhtaç olduğu insanı anar. Kötü karakterli insanlar bile şahsiyetli insanlara hayran olurlar. Lider yöneticiler de çevresine hayranlık verecek bir şahsiyet sergilemelidir.
Liderin insanlara karşı daima mütebessim olması gerekmektedir. Liderler özellikle asık suratlı olmamalı ve sürekli ciddide olmamalıdır. Yerine ve zamanına göre hareket edebilmeli, asla insanlar arasında ayırım yapmamalı, her bireyi eşrefi mahlukat olarak değerlendirmelidir. Şu cümleye dikkatinizi çekeyim. Cömertlik herkese yakışır ama zengine daha çok yakışır. Adalet herkese yakışır ama idarecilere ve amirlere daha çok yakışır.
Lider yönetici cömert olur. İnsan, ihsana mağluptur. Kendisine ihsanda bulunulan kimse düşmansa dost olur. Ortadaysa yaklaşır. Yakındaysa muhabbeti gerçekleşir. Cömertlik insanı merhamete, tevazuya ve hizmete de sevk eder tersi durum ise kibre götürür.
Liderlerin bir başka özelliği, güvenilen, itimat edilen kişiler olmasıdır. Konuştuğunda doğru söyler, kendisine emanet edilen bir şeyi yada bir sırrı saklamasını bilir. Uhdesindeki insanlarla en iyi şekilde ilişki kurar. Liderler verdiği sözün arkasında dururlar. Gerçekleştiremeyecekleri hiç bir vaatte de bulunmazlar.
Liderler, liyakate dikkat ederler. Liyakate dikkat etmezse, çınar istidadında bulunan kimselere gerekli imkanlar sağlamazsa o bir çalı boyunda kalır. Bunun tersi liyakatsiz kimselere taşıyamayacakları kadar büyük vazifeler emanet edilirse, insanlara zulmedilmiş olur. Lider, mesai arkadaşlarının karakterleri itibariyle iyi tanımalı, kabiliyet ve istidatlarını göz önünde bulundurmalıdır. Mesleğinin ehli bir lider, çalışanlarını daha kolay ve daha güzel organize ve motive eder. Onları lüzumsuz şeylerle uğraştırmaz. Hedefe yorulmadan varılmasını sağlar.
Sonuç olarak lider yöneticiler; çok güzel konuşurlar, çok güzel giyinirler, bütün mesai arkadaşlarına çalışanlarına eşit mesafede, yeti ve yetenekleri gelişmiş, yeniliklere aç, paylaşmayı seven, benlik duygusundan arınarak ekip ruhuyla çalışan, kendisini asla yeterli görmeyen, yeni bilgilere aç olarak gören, olaylara karşı alternatif plânları olan kişidir.

 

Harun GÖK

www.harungok.com

harungok38@hotmail.com