İşveren ve İşçinin Görev ve Sorumlulukları

Ticari hayatımızda çalışan ile çalıştıran arasındaki sorunları çözmediğimiz sürece iş barışını sağlamamız mümkün değildir. İş barışının olmadığı işletmelerde de kaliteden ve rekabetten, reel büyümeden bahsedemezsiniz. Bunun için yapılacak tek şey tarafların görev ve sorumluluklarını yerine getirmesidir. Bu konuda herkes üzerine düşeni yaparsa işveren mutlu, işçi gönül hoşluğu ile mesaiye başlar.

Çalışma hayatımızda üç tarafın olduğu görülmektedir. Bunlar işçi, işveren ve devlet üçlüsüdür. Bu taraflar çalışan ve çalıştıran arasındaki sıkıntıları çözerek iş barışını sağlamaya çalışmaktadır. Bunun için 2003 yılında düzenlenen 4857 sayılı iş kanunu hazırlanmıştır. Hazırlanan bu kanunla çalıştıranın ve çalışanın hak ve yükümlülükleri ortaya konmuştur. Buna göre öncelikle işverenin görevlerini sıralamaya çalışalım.

1- Her işveren, işletmesinde çalıştıracağı işçiyi bir gün önceden sosyal güvenlik kurumuna işe giriş bildirgesiyle bildirmek zorundadır. İşverenin bu tür bilgiyi vermemesi durumunda, ilgili kurumca bunun tespiti halinde, her ay için aylık asgari ücret tutarında ceza uygulanır. (İş Kanunu Madde: 51)

2- Her işveren yanında çalıştırdığı işçinin her türlü can güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun için yapılan işin tehlike durumuna göre yanmaz elbise ve çelik ayakkabı, maske, kask, eldiven vb. iş güvenliğini sağlayıcı giysileri bulundurmak zorundadır. Ayrıca iş güvenliği bakımından uygun olan uyarıcı yazı ve levhaları asmak zorundadır.

3- İşveren, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, inanç ve mezhep ayrımı yapamaz.

( İş kanunu madde: 5) Bu konuda işveren birilerine yanlı davranarak koruyamaz, taraf olamaz.

4- İşveren üretim için gerekli olan malzeme, alet ve makineleri temin etmek ve işletmede bulundurmak zorundadır.

5- İş kanununun 32. maddesine göre işveren işletmesinde çalıştırdığı işçiye hak ettiği ücreti ödemek zorundadır. Ücret, para olarak ödenir. Kural olarak Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan banka hesabına ödenir. Senet (bono) , kuponla ücret ödemesi yapılamaz. Yasal olarak ücret en geç ayda bir ödenir. Ücret alacaklarında zaman aşımı süresi beş yıldır. Kanuna göre ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde, haklı bir neden göstermeden ödememesi durumunda işçi işgörme yükümlülüğünü yerine getirmeyebilir. Ayrıca işçilerin aylık ücretlerinin en çok dörtte biri hacz edilebilr.

6- İşveren işletmesinde çalıştırdığı işçinin her türlü ücret, vergi ve primlerini hesaplayarak zamanında vergi dairesine ve sosyal güvenlik kurumuna ödemek zorundadır. İşveren ile işçi arasındaki en önemli problem ücret ödeme ve prim hesaplama konusudur. İşverenin yanında çalıştırdığı işçisinin sigorta primini hesaplarken işçiye ödediği ücret üzerinden prim ve vergi hesaplamasını yapmak zorundadır. Bu tür olaylar dava konusu olduğunda her zaman işçi haklıdır ve işveren bu ödemeyi faizi ve masrafı ile birlikte ödemek durumunda kalmaktadır. Bu nedenle işverenlerin bu konuya dikkat etmeleri gerekmektedir.

4857 Sayılı iş kanununa göre işçinin görev ve sorumlulukları ise şu şekildedir.

1- İşletmede çalışan işçi verilen görevi titizlikle yerine getirmekle mükelleftir. Burada söz konusu görev bedensel veya zihinsel olabilir. İşin niteliği, kolaylığı veya zorluğu ya da basit olması önemli değildir.

2- Çalışan işçinin devamsızlık yapmaması gerekmektedir. Mümkün olduğunca mesai saatlerine riayet etmelidir. Geç gelmeler, çok fazla devamsızlıklar genel olarak işletmeye çok fazla zarar vermektedir. İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş işgününden fazla olması durumunda işveren iş sözleşmesini fes edebilir. (Madde: 25)

3- İşçinin çalıştığı işletmede, işletmeye ait her türlü hammadde ve malzemeler ile her türlü demirbaşı korumak ve gözetmek zorundadır.

4- İşçi, işveren veya bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf edemez.

5- İşçi çalıştığı kurumda hiçbir şekilde yüz kızartıcı bir suç veya benzeri eylemde

( hırsızlık, cinsel taciz, ayrımcılık vb.) bulunamaz.

6- İşçinin kendi can güvenliğini ve diğer çalışanların can güvenliğini tehlikeye atacak davranış ve fiillerde bulunamaz. Bu nedenle iş güvenliği kurallarına uymak zorundadır.

7- Çalışan işçinin işletmeye ait ticari sırları asla üçüncü şahıslara herhangi bir çıkar karşılığında veremez ve dağıtamaz.

Yukarıda bahsetmeye çalıştığımız konu üretimin ve işletmenin başarısı, çalışanların mutluluğu ve geleceği için çok önemlidir. Taraflar, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdikleri takdirde çözülmeyecek hiçbir problem ve başarılamayacak hiçbir zorluk kalmayacaktır. Yukarıda izah etmeye çalıştığım olayları ve beşeri ilişkileri hukuk zemini üzerinden izah etmeye çalıştım. Ancak burada bizim dini değerlerimizi, ahlâki değerlerimizi, kültürümüzü ve en önemlisi de herkes için gerekli olan edebi değerlerimizi de göz ardı edemeyiz. Öyle ise hukuk sistemini çalıştırmak istiyorsak herkes için dürüstlük, herkes için ahlâk kuralı demeliyiz,.Asıl bunlar yukarıdaki sistemi güçlü kılan değerlerdir. İş barışının olmadığı yerde sosyal barıştan, aile barışından bahsedemezsiniz. Çalışanlarımız şunu asla unutmamalıdır. Her çalışan kişi işletmeye maaşı oranında ortaktır.

Harun GÖK

İşletme, Üretim ve Pazarlama Satış Uzmanı