Çalışanların Motivasyonu

Motivasyon, kişinin hedeflediği değer için bedensel ve zihinsel gücünü kullanma sürecidir.

Sosyal hayatımızın her safhasında ve iş hayatımızda bireyin mevcut potansiyelini, yeteneğini uygun koşullarda işler hale getirip hedeflenen değerlere ulaşabilmesinde en büyük etken kişinin kendisidir. Kişideki bu istek ve arzu, hayal, inanmışlık değerleriyle süslendikçe ve ulaşılacak değerin önemi büyüdükçe bu çalışma hız kazanır.

İnsan, yaradılış itibariyle sosyal bir varlık ve aynı zamanda duygularının da olması nedeniyle kendi yeteneğini, hayal gücünü bazı durumlarda uygun şekilde kullanırken zorlanmaktadır. Bu nedenle de dışarıdan birileri tarafından maddi, manevi desteğe, güdülenmeye ihtiyaç duymaktadır.

Milli bir sporcunun bir yarışta kazanacağı madalyanın öneminin kavratılmasında o sporcunun çalışması ve gayreti, hayallerini güçlendirme, ona güvenen milyonların da istek ve arzuları, ona verdikleri destekler o sporcuda pozitif etki yaratacaktır. Aynen sahada takımlarını destekleyen taraftarların takımlarına verdikleri moral ve motivasyon gücü gibi. Ailelerde ve işletmelerde kişideki istek ve arzuyu güçlendirmek, sürekli diri tutmak için kişinin kendi gayreti yetmemektedir. Bireyde oluşan azim, istek, hırs zaman içerisinde yıpranarak yorulabilmektedir. Bu durum o kişiyi bazı zamanlar başarısızlığa da götürebilmektedir. Bu nedenle yorulan kişinin yorgunluğunun giderilmesi gerekmektedir. Bu tür çalışmaların da değişik yol ve yöntemleri vardır.

 

Üretim işletmelerinde çalışanlar bakımından bu durumu değerlendirecek olursak, kişisel motivasyondan çalışanların gülümseyen yüzleri, çalışmalarından dolayı gurur duymaları, çalışanların birbirine yardımcı olması, sorumluluktan kaçmamak, işbirliği yapmaları, kendileri ile gurur duymaları, sevgi ve saygının olması ile ve iyi bir iletişimin olması gibi birçok özellikleri sayabiliriz.

Şayet çalışan ekipte motive olamama gibi bir sıkıntı varsa bunun da birtakım nedenleri olduğu gerçeğini göz ardı etmemek gerekmektedir. Örneğin;

- Çalışanların mutsuz olması, çehrelerinin hiç gülmemesi,

- Görevden kaçma,

- Zamandan çalma,

- İşi savsaklama,

- Nedensiz tartışmalar,

- Yardımlaşmanın olmaması,

- Üretim miktarı ve kaliteyi düşürme,

- Devamsızlıkların artması gibi birçok nedenlerle işletmede çalışanlarda yeterli motivasyonun sağlanamaması sonucunda yukarıda saydığımız sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Yetkili kişilerde görev ve yetki kargaşası, sorunları zamanında teşhis edememe, çözüm üretmekte aciz kalma gibi nedenler bu olumsuzlukların artmasına neden olur.

İnsanoğlunu ihtiyarlatan geride bıraktığı yılların çokluğu değil, kişide oluşan ideal yokluğudur. Yıllar sadece cildi buruşturur. Ancak idealsizlik ruhu öldürür.

Bu nedenle çalışanları enerjik, pozitif olarak ayakta tutabilmek için desteklemeliyiz.

Değerli yönetici arkadaşlar, bizim memleketimizde işletmeler genel olarak aile işletmesidir. Çalışanlarla işletme sahipleri iç içedir. Her zaman sıcak ilişki içerisindedirler. Bu nedenle işletme içerisinde ortaya çıkan anlık değişiklikler ve yeni gelişmeler sürekli olarak göz önünde bulunur. Bu nedenle çalışanlar

içerisinde her başarı ve başarısızlığın yansıması çabuk olur. Sonuçta tepkiler ve eleştiriler gecikmeden ortaya konur.

 

Çalışanların motivasyonunda işverenin çalışanlardan beklentilerinin yanında çalışanların da işletme sahiplerinden ya da yöneticilerinden beklentilerinin olması gayet doğaldır. İşin özünde herkes görev ve sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır. Ancak maddi açıdan işverenin çalışanlardan her zaman için daha güçlü olması nedeniyle çalışanın işverenden beklentileri daha fazladır. Aynen aşağıdaki ifadede olduğu gibi,

“Cömertlik herkese yakışır ama zengine daha çok yakışır. Adalet herkese yakışır ama idarecilere daha çok yakışır.”

Bizim üretim değerlerimiz içerisinde üretim elemanlarının en önemlisi emek yani işçiliktir. Bu değer çalışanların moral ve motivasyonlarını, aynı zamanda bilgi birikimini de ilgilendirdiği için önemlidir. Ayrıca üretim maliyeti içersindeki oranı da küçümsenmeyecek derecededir. Bu nedenle emeğin motivasyonunu artırdığımız zaman,

- Makineler daha az arıza yapar.

- Hammadde firesi azalır.

- Zaman kaybı ve enerji kaybı azalır.

Tembellikten ve miskinlikten doğan esaretin çözümü yoktur.

Yukarıda bahsedilen konuların yanında şu hususu dikkate almak gerekmektedir.

Günümüzde insan ihtiyaçları o kadar hızlı artmakta ve değişmektedir ki zaman içerisinde lüks olan ihtiyaçlar hızla zorunlu ihtiyaç haline dönüşebilmektedir. Bu değişimle çalışan kişideki beklentiler de artmakta olup kişide evim olsun, çalışıyorum arabam olsun, ben de refah yaşayım, ben de tatile gidebileyim gibi birtakım düşünceler oluşmaktadır. Her geçen zaman içerisinde bu beklenti ve olgu artarak devam etmektedir.

Çalışan kesim en çok motivasyona ihtiyacı olandır. Bunlar için en önemli motivasyon aracı istek ve ihtiyaçlarını giderecek bir gelire ulaşmaktır.

Burada işletme yönetimine düşen görev, işletmemizde üretimi artırırken kaliteyi artırma, rekabet gücünü artırırken çalışanlarımızın gelir seviyesini istenilen seviyeye çıkarmak gerekmektedir. Bunun alt yapısını, bunun sistemini oluşturmalıyız.

Bu durumda çalışanların moral ve motivasyonunu artırmak için neler yapılabilir?

- Öncelikle tüm çalışanlarımızla gönül bağı kurmalıyız.

- Çalışanlar arasındaki beşeri ilişkiyi, bilgi paylaşımını en üst seviyeye çıkarmalıyız.

- Teşekkür, takdir ve başarı belgesi vermek. (5 yıl,10 yıl ve 20 yıl işletmede çalışanlara maaş ve plaketle ödüllendirmek gibi)

- Masrafları işletmeye ait olmak üzere sosyal etkinlik, kaplıca, tatil veya toplu piknikler düzenlemek.

- Terfi ettirmek, yetki vermek.

- Maaşta iyileştirme, okuyan çocuklara burs verme, kurban yardımı, belli dönemlerde umre ziyareti yaptırma,

- Yönetimin tarafsız değerlendirmesi sonucu alınacak bir kararla takdir edilen kişilere örnek olması bakımından ev sahibi olmasına, araba sahibi olmasına yardımcı olma.

- Normal şartlarda yönetim ve üretim birimi elemanlarının aynı mekânda yemek yemeleri,

- Cenaze, doğum, düğün törenlerine iştirak etme,

- Özellikle yönetimde çalışan idari personel arasındaki beşeri ilişkileri güçlendirme ve iş barışı açısından işyerinde yaş günü kutlama.

- Belli zamanlarda kahvaltı ve yemekli toplantılar yapmak.

Bir işletmede çalışanların motivasyonu konusunda bir başka etken çalışanlar arasındaki beşeri ilişki, saygı sevgi ve hoşgörünün varlığıdır. Çalışanların konuşmalarında argo kelimelerden uzak

durması, sokak diliyle konuşmamaları gibi konularda önemlidir.

İşletmedeki yetkili kişiler sorumluluğu altında çalışan kişilerin tüm özelliklerini bilmeli ve ona göre performans artırıcı çalışmalar gerçekleştirmelidir.

Çalışan personelin motivasyon konusunda üç önemli özelliği vardır. 1.Korkudan dolayı motivasyon insanlardaki işsiz kalırız korkusu nedeniyle insanları sadece çalışmaya iter. Ama verimli bir çalışmaya itmez.

2.Çalışanın görev bilinciyle motive olup çalışması sadece onun emirleri yerine getirmesi bilinciyle ortaya çıkar.

3.İnsanın sevgiden dolayı işini yapması ve motive olması üretken olduğunu, verimli olduğunu ortaya koyar ki o kişi daha başarılı olur.

Toplumumuzda insanlar ve sosyal guruplar maddi tatmine kavuşmalarının yanında içine düştükleri manevi boşluk ve şükürsüzlük dolayısıyla birtakım sıkıntılar ve krizlerle karşılaşmaktadırlar.

Bu cümleyi üzerine basa basa bir daha yazıyorum. Toplumumuzda insanlar ve sosyal gruplar maddi tatmine kavuşmalarının yanında içine düştükleri manevi boşluk ve şükürsüzlük dolayısıyla birtakım sıkıntılar ve krizlerle karşılaşmaktadırlar.

Sadece ekonomik yararlar personelin iş tatmini için yeterli olmadığından maddi olmayan motivasyon unsurlarını da ekonomik yararlarla birlikte gözetilmesi gerekmektedir. İnsanın maddi doyumunun ilacı,manevi güçtür.

Bu nedenle bütün kişileri manevi olarak da doyurmak gerekmektedir.

Harun GÖK

İşletme, Üretim ve Pazarlama Satış Uzmanı